Montag, 30. November 2015

#Kütüphaneler Essen Üniversitesi " kirmizi Kütüphane"



Kütüphaneler bölümünde sizlere ilk olarak okuduğum  üniversitenin "Geistes- und Gesellschaftswissenschaften, Kunst, Sprache- und Wirtschaftswissenschaften" bölümleri kütüphanesini "kirmizi Kütüphaneyi" tanıtmak istedim.  

Kütüphanenin yeri Üniversitätsstraße 9- 11, 45141 Essen, R09-R11 binasında. Pazartesiden Cuma günlerine kadar sabah saat 8'den akşam saat 22 kadar açık, hafta sonları ise sabah saat 10'dan akşam saat 22 kadar açık.

Bazı ögrenciler için en çekilmez ve can sıkıcı ortam ve bazıları için ise saatlerin su gibi akıp gittigi yerlerdir üniversite kütüphaneleri. Eğer sizlerde kendi kütüphaneleriniz dışında farklı bir kütüphane tanımak  ve degişiklik olsun istiyorsanız  birde essen üniversitesinin kütüphanesini görmenizi tavsiye ederim.

Hem yalnız ders çalışabileceginiz hemde grup çalışmaları için uygun bir mekana sahip. Bunun yanı sıra sadece kitap okumak içinde gelebileceginiz güzel bir yer olduğunu düsünüyorum. 
Kütüphaneyi ziyaret eden müslümanlar için en önemli seylerden biri ise Namazlarını kilabilecekleri kadın ve erkek bölümlerine ayrılmış özel  bir oda mevcut olması (Kadınlar R12 T04 E96 / Erkekler R12 TO4 F96). Okullarda ve "bazı" üniversitelerde olduğu gibi derslerinize uzun süre ara vermemek için namazlarımızı yakınlarda eda edebilecek gizli saklı yerler aramaya mecbur kalmıyoruz çok şükür... aynı şekilde kütüphanenin çok yakınında gezebileceginiz, yemek yiyebileceginiz yerlerde mevcut.

 Dua ile 






Samstag, 28. November 2015





huzursokagim92@gmail.com
Instagram: huzursokagimblog

#NeOkdudum? M ü c e l l a. Nazan Bekiroglu

Yazar: Nazan Bekiroğlu
Yayınevi: Timaş Yayınları
Tür: Roman
Sayfa: 340 sayfa



 ü c e l l a . . .

babasız yetişen bir kiz çocugu. Annesi Neyyire hanımın ilk günden itibaren çizdigi
o bahçedeki karayemiş fidaninin işaret ettiği sınır taşından öteye geçemediği sınır içersinde yetişen ve "Allah şahit, kaderinden kimseye şikayet etmemiş...hikmetini kurcalamaya kalkışmadan sineye çekmiş"  bir "GENÇ KIZIN"  dupduru hikayesi. 
 
Bana göre romanın en özel ve önemli yanı romandaki karakterler ve yaşantılarının 
1920-1970'lı yıllarının Türkiyesindeki toplumsal ve siyasal yapı ve degişimine ışık tutuyor olması. 

Mücella'yı izmirden hediye olarak gelir gelmez okumaya başladım ve ilk sayfalarından itibaren okunmaya deger bir roman olduğunun kanaatine vardım ♥

Bol "okumalı" günler. . . ♡


Donnerstag, 26. November 2015

"EMEK Mumluklari"














Kullaninan Malzemeler:
 • 2 adet cam kavanoz •
• 2 adet mum •
• Makas •
• kalem •
• yapıştırıcı •
• dantelli pasta altlığı •
• eski dergi sayfası •
• yapiskan süs inciler•
• kalın iplikler vs. •


Selamunaleyküm arkadaslar,

„Kendim Ettim, Kendim Buldum- DIY“ bölümünde bugün sizlere özellikle çocuklarinizla birlikte hazirlayabileceginiz „kavanozdan 'EMEK' mumlukları“ hazırladım. 


Ailelerin çocuklarıyla kisa ama „aktif ve etkili“ zaman geçirmesine kaliteli zaman diyoruz. Yarım saat, bir saat gibi kısa bir zamanı etkinlikler ile daha kaliteli hale cevirebiliriz.


Kavanozlari yukaridaki malzemelerle süsleyip  mumunuzu da yerlestirdikten sonra "EMEK" mumluklarinizdaki mumlarinizi yakip, güzel bir ortam olusturup yine hepbirlikte ailece güzel vakit gecirmeye devam edebilirsiniz. ♥


"Aynı mumun ışığında geceye gülümseyecek yakında yüreklerimiz
Hiç bir yeri olmayacak evlerimizde zehre bulanmış dokunaklı kederin."

(Alıntı: URL:http://yediguzeladam.net/erdem-bayazitin-naciyeye-yazdigi-mektup/#)


Hakkimda




HUZURSOKAGIMA HOSGELDINIZ =)

Insan • Müslüman •  Kadin • Gurbetci • Pedagog

"Huzursokagim
(huzursokagim92.blogspot.de)" da, okudugum kitaplar ve gezdigim yerler hakkinda yorum ve tavsiyeler yapiyorum. Bunun yanısıra DIY paylasimlarım olacak. 


Çağımızın farklı faktörleri bizleri kitaplardan, okumaktan.. uzaklaştırdığının çoğumuz  farkındayız ama buna rağmen hala bircok okuyan bireyler var. Bu noktada dikkat cekmek istedigim şu ki uzaklaştığımız hatta kaybettigimiz değer aslinda "okumak" değil. Çünkü herkes hergün birşekilde biryerlerde birşeyler 'okuyor' ( engelli, engelsiz, okuma yazma bilen bilmeyen,...) AMA ->Ne okudugumuzu? Nerede okudugumuzu? Neden okudugumuzu? Kimin için okudugumuzu? Hangi bakış açısıyla okuduğumuzu? Okuma bittikten sonra beraberinde bizlere hangi artıları ve hangi eksikleri getiriyor olması? <- asıl uzaklaştığımız, kaybettigimiz önemli ve içi boşaltılmış değerler bence bunlar. 


(Bu blogda, yaptigim yorumlar ve resimler sahsima ayittir. Izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayinlanamaz.)

Dienstag, 24. November 2015

#NeOkudum? Huzur Sokağı. Şule Yüksel Şenler


Yazar: Sule Yüksel Senler
Yayinevi: Timas Yayinlari
Tür: Roman
Sayfa: 552 sayfa
(Resim ve yorumlar bana (huzursokagim92 H.K) ayittir. Izinsiz ve kaynak gösterilmeden yayinlanamaz.)
Selamunaleyküm arkadaslar,

ilk blogpostumda dünyaya gözlerimi actigim ilk günden itibaren hayatima tesir eden iki anlamli kitaptan kisaca bahsetmek istiyorum sizlere. Birincisi  ilahi kitabimiz Kurani- Kerim. „Kuran“ deyince bu noktada da anlamli olacagini düsündügüm (bahsettigim kitaplarin biri ilahi biri beseri oldugunun farkinda oldugumu ve sadece yanyan zikrettigim icin ikisini asla bir tutmadigimi vurgulayip gereksiz yorumlara mani olmak icin) aklima gelen ilk ayetlerden birini paylasip ikinci kitaba giris yapayim.

Allah (cc.)Kur’anı Kerimde şöyle buyuruyor:
Kulumuza indirdiğimiz Kur’an'dan şüphe ediyorsanız, siz de onun benzeri bir sure meydana getirin; eğer doğru sözlü iseniz, Allah'tan başka, güvendiklerinizi de yardıma çağırın. Yapamazsanız ki yapamayacaksınız, o takdirde, inkar edenler için hazırlanan ve yakıtı insanlarla taş olan ateşten sakının.” (Bakara 23).


Ikinci kitap ise Sule Yüksel Senler'in „Huzur Sokagi“ Romani.
1992, Almanya: Bizim ev halkinin hanimlari begenerek sirayla „Huzur Sokagini“ okumuslar. Bende ayni yil dogunca teyzem romandaki „Hilal“ karekterinin adini vermis bana. 
15 yil sonra „benim adimi koydugunuz kitap vardiya cok merak ettim okumak istiyorum“ diyip basladim okumaya. Kitabi bitirdigim an bu kitabin bazilari icin oldugu gibi basit bir roman olmadiginin farkindaydim. Rabbim bana o andan itibaren gurbetci bir ailenin büyük kizi olarak bilincli bir kimlik tercihi yapmami nasip etti cok sükür . . .

Bana göre „Huzur sokagi“ basindan sonuna kadar Hadid suresinin 20.ayetini gözler önüne seriyor.
Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah'tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.“ (Hadid, 20). 

Ilk tavsiyemle herkese bol okumalı günler diliyorum... =)